15 Mart 2012 Perşembe

Büyükada,kitaplar,metruk evler..

Yine bir Ayşe Kulin klasiğiyle ruhumu dinlendiriyorum diyebilirim tam olarak..

Büyükada'da başlayan 1900'lerin başlarında geçen olaylar silsilesini içeren ve yine 3 sayfa sonra bile beni kendine hayran bırakan bir kitap..

Bugün vermiş olduğum kitap siparişlerim de geldiği için bu konuyla ilgili huzurum tavan yapmış durumda şuan =) Tavsiye üzerine henüz tanışmadığım Buket Uzuner'in kitaplarından birini aldım.Füreya'dan sonra ona başlayacağım inşallah... Bu iki yazarı şuan benim için daha da önemli kılan Füreya'nın Büyükada da geçmesi Buket Uzunerin de Büyükada aşığı olması..

Kendimi bildim bileli Büyükada ve diğer adalardan birinde yaşamayı hayal ediyorumm.O eski metruk evler,denizle birleşen yollar,yokuşlar.Tam olarak bu tutkuyu anlatamayacağım çünkü tarifi zor bir his bu.Bir çok kere gezmeye gittiğim ama her zamanda bundan daha fazlasını istediğim bir yer.Ve bu tutku sayesindedir ki özellikle Büyükada ile ilgili kitap,film,dizi herşeyi çok sevmişimdir.Hatırla Sevgili dizisine bağımlı olmam da bu sebeple olmuştur ve o dizi ile bir kere bir kere daha o zamanlar da yaşamak istemeşimdir ve ada da bahçe içinde küçük de olsa bir evim olsun istemişimdir ...
Metruk evlerde favorilerim arasındadır.Direk hol'e açılan büyük tahta dış kapı,gıcırdayan merdivenler,mis gibi tahta kokusu keşke öyle bir evde büyüyebilseydim dediğim en tatlı keşkelerimdendir sanırım.Nitekim beni her defasında içine alan mistik bir edası olan adalar metruk evlerle dolu...İstanbul'a çok başka bağlıydımdır aynı zamanda İstanbul ilçesi olması da böylesine sevme sebeplerimden bir tanesidir diye düşünüyorum.
Fayton,eski kokulu herşey,antika eşyalar,Gramafon sevdam hepsi hepsi Ada'daki o ev hayalimle birleşince nasıl tatlı oluyor,nasıl iyice beni içine alıyor bu hayaller anlatamam..

Umarım imkanlarım el verir de doğup büyümemiş olsam da emekliliğimden sonra yerleşebilirim Ada'ya..
Yanlış bir tarihte doğdum belki de kimbilir,çok eskiler de doğmam lazımdı herhalde =)

Ne kadar ifade edebildim bu sevgimi bilmiyorum ama bir şairin kaleminden mısralarla noktalamak istiyorum çok uzatmadan...

Bir başkadır büyükada da aşk
faytonun çıkardığı sesler 
kalp atışlarına denk
manzarada en güzel sen
arkanda yemyeşil bir memleket
uzanmak kırlara 
hayata yeniden başlamak uğruna
şahitler mavi deniz, beyaz bulutlar
babacan memur büyükada
nikahı kıymalı hemen oracıkta ...




12 Şubat 2012 Pazar

Doğum günü kutlamacası...

Merhabalar efendim...

Çok eğlenceli bir gecenin ardından,baş ağrılarıyla uyanmış bir haldeyken yazma isteğimin önüne geçemedim. ( Hiç içmeden nasıl akşamdan kalma oluyorum hiç anlamıyorum)

Müstakbel zevcemin doğum gününü haftaiçi kutladık fakat asıl organizasyonumuz Cumartesi içindi.Aile,arkadaşlar derken toplaştık ve fasıl gecesi organize ettik.Çok çok güzeldi,çok keyif aldım.Yanımızda oldukları için burdan teşekkür'ü borç bilirim =)

Gelelim gecenin başına.Yola çıktık..Ticari taksi mi yoksa artık çok yaygınlaşan korsan taksi mi kullanalım derken iki araç peş peşe korsan olanında bulduk kendimizi.Adamlar bir tedirgin,bir garip..
Neyse geldik Trt'nin oraya,daha inmemize var adam ücreti aldı.İki adım ötede küt durdurulduk.İki sivil polis,çek bakıyım sağa diye durdurdu bizi.Adam telaş tabii,kendini tanıtıyo bize şurdan burdan tanışıyoruz vs diye.Bizide yalanına ortak edip sıyrılmak amacı ama yemiyor polis =) Baya sıkıştırdı bizide diğer araçtakiler inip yanımıza geldiler,gülüyoruz ama bi yandan da donuyoruz neyse en sonunda biz söyledik doğruyu ve polis gidebilirsiniz dedi ama yaktık adamında başını istemeden :D Korsana hayır arkadaşlar ! bundan sonra ııhhhh yok artık :D

Neyse ki gecemiz çok güzel devam etti,çok eğlendik,güldük oynadık,farklı farklı arkadaşlarımızı bir araya toplamak hepsiyle birlikte olabilmek çok güzeldi.Eksiklerimiz vardı tabi ama onlarında olduğunu varsaydık =)

Müstakbel zevcem'e doğum günü hediyesi için bir Gs Store'un kapısını çaldım, bir de günü birlik sapanca,kartepe,maşukiye turu aldım.Çok sevindi,çok şaşırdı,tartışmasız aldığı en güzel hediye olduğunu söyledi.Bende bunu duyduğuma çok sevindim.Önümüzdeki hafta sonuna rezerve edilmiş bu tur için şimdi sabırsızlanmaktayız.Umarım hiç bir aksilik çıkmaz da güzel güzel gezip geliriz=)

Şimdilik benden bu kadar,sağlıcakla kalın... =)

1 Şubat 2012 Çarşamba

Of of of ne çok zaman olmuş bakmayalı blogum'a.Ama İş yerinde Twitter,Blog,Facebook kullanamadığımız için gündüzleri hiç bakamıyorum.Hafta sonu ders çalışmaktı,sevgiliyle vakit geçirmekti derken fırsat olmuyor sanal zaman yaratmaya çok fazla...Kpss derdi var ki başımda sormayın gitsin.Haftaiçi iki akşamım kursa bağlı.Eve ölü gibi geliyorum..Zormuş azizim zormuş..Umuyorum ki bu harala gürele bir işe yarasın,emeğim boşa çıkmasın ve ben bir yerlere atanabileyim.


Ofiste çok mutluyum çok şükür,iş arkadaşlarımı seviyorum müdürümü seviyorum.Müdürümün doğacak bebişi naz'ı çok çok seviyorum =) 
İşe başladığımdan beri birde markafoni çılgınlığım başladı.Mütemadiyen sipariş veriyorum.Alışveriş yapmak zevkli birşey tartışmasız fakat o bekleyişde çok keyifli.Sayısız elbisem ve ayakkabım olsun istiyorummmm =)


He bu arada,
Sevgilimi'de pek çok seviyorum,söylemeden geçemiyciğim...


3 Aralık 2011 Cumartesi

Kitaplar..

Kitap...

Bir çok insan için çokk şey ifade eden birşeydir evet doğru.Ama içimde bir yerde kitaplara öyle bir yer ayırmışım ki ben çocukluğumdan bu yana..O yer gittikçe büyüyor ve kitap bakarken,okurken aldığım hazzı tarif edemem kimseye herhalde.O sarı sayfaların misss kokusu,çevirirken yaprakları çıkardığı "hışırt" sesi beni benden alır hep.Şeker Portakalı romanıyla başladım ben kitap okumaya...İlk okuduğum kitaptır,öyle hikayeler,çizgi romanlarla başlayan çocuklardan olmadım yani,bir kitap aşığı olacağım romanla başlayışımdan belliymiş aslında.

Şimdilerde daha vakit olmasına rağmen kendi evimin hayallerini kurmaktayım,küçük ev eşyalarıyla başladım bile hazırlıklara.Evimde olmasını en çok istediğim şeylerden biri Kütüphane.

Belki bu fotoğraftaki kadar bir odamı kaplayamayacak ama büyük bir duvarım kitap kokusuyla şenlenecek inşallah.Bu odaya bıraksınlar beni sıkılmam hiç,nasıl güzel nasıl özel bir yerdir aslında anlayan için...



Umarım benim imzamı taşıyan bir kitapta bir gün raflardaki yerini alır...

13 Kasım 2011 Pazar

İş kadını modu =)



Farkındayım bu aralar blog'u mu ihmal etmekteyim...
Beklemediğim anda işe başladım çünkü ve yoğun bir tempoyla çalışmaktayım.
Buraları özlemekteyimm...

Sevgilimi özlemekteyimm...Çünkü bayram tatili için benden uzaklara ailesinin yanına gitti..


Ama neyse ki şuan dönüş yolunda ve özlem yarın bitecek inşallah..


İş sıkıntılarıma iyi geldi,yoğunluk yorucu olsa da iyi hissetmeye başladım kendimi.Umarım sürekli olur,yani Kpss illetiyle bir yere atanana kadar en azından devamlı olmayı umut ediyorum.


Okul bitti ama ders çalışma,sınav stresi bitemiyor.Bir çoğumuzun hayatında böyle biliyorum.
Herkese kolaylar gelsinnnnn,ne kadar iyi olur bilmiyorum ama İyi pazarlaaar =)

19 Ekim 2011 Çarşamba

Ne okuyorum ? Cevap : "One Day"

'Seni kırkında hayal edebiliyorum,'dedi sesinde bir imayla. 'Şu an bile gözümde canlandırabiliyorum.' Genç adam gözlerini açmadan gülümsedi.
'Devam et.'


Yıllardan 1988,günlerden 15 Temmuz'dur ve Dexter ile Emma henüz tanışmıştır.Ama birlikte geçirdikleri tek bir gün,sürekli birbirlerini düşünmelerine yetmiştir.


"Her okuyucu bu kitaba aşık olacak.Ve her yazar bu kitabı kendisinin yazmış olmasını dileyecek."
-Tony Parsons


"Bitirmek üzereyken kitabı göğsüme bastırdığımı ve üzerine iri bir gözyaşı damlattığımı söylemekten utanmıyorum."
-The Times


"Bu kitabı sevemeyecek tek bir kişi bile düşünemiyorum."
 -BBC


"Çok merak ediyorumm,ve hemen bugün okumaya başlıyorum."
-Sedaaaaaaa =)

13 Ekim 2011 Perşembe

Tango...

Tango bizim dansımız.
İhtiraslı,tutkulu,aşk gibi,bizim gibi...