14 Mart 2014 Cuma

Paylaşılması geç kalmış yeni gelin evi cicileri...

Merhabalar,

Şu içimizi karartan günlerde bir nebzede olsa tatlı paylaşımlar yapmak istedi canım.

Yıl dönümümüz gelecek haziranda, ondandır paylaşılması geç kalınmış demem...

İçindeyken huzur dolu olduğum her bir köşesini çok sevdiğim evimden, bir kaç şey paylaşmak istiyorum.

Daha düğün olmadan hatta ev belli olmadan aldığım tablolarımın birini evidea.com diğerini markafoni'den satın aldım.




Tabloyla başladık öyle devam edelim, çok yeni sahip oldum koridorumu daha güzelleştiren Esse'den satına aldığım tablolarım..


Mutfağa geçmek istiyorum, kırmızının hakim olduğu bir mutfağım var. Puantiye aşkım annemden gelir, bir çok şeyde puantiye desene yer verdim. Runner İkea, kırmızı raf Evidea, puantiyeli demlik ve şekerlik markafoni, kavanoz kapaklarım ise  sevgili teyzemin ellerinden çıktı. 





 Salonda yer alan yemek masamın üzerini,Annemin ( Eşimin annesi ) ellerinden çıkan tel kırma ile yapılan örtü süslüyor.. Örtünün üzerindeki mumluklar ve mumlarda kuzenim ve eşinin ev hediyesi..


Asıl amacı kitaplığımın yer alması ve kitap okuyacağım oda mor renklere hakim ve en bi sevdiğim kitaplarım İkea'dan aldığımız kitaplıkta yerlerini alıyor.


Mutfağa geri dönecek olursam, buzdolabımın üzerini kaplayan magnetlerimi yine düğünden çok önce satın almıştım. Tabi tatil için gittiğimiz yerlerden eklenenler de oldu, daha olacak gibi görünüyor.


Mor odamda yer alan ünite raflarımdaki biblolar balayı tatilimizden, abajurlerden biri eşimin arkadaşının el emeği, mor olan diğeri yine ikea ürünü..



Mor düşkünü olduğum kadar mum düşkünü olduğum doğrudur :)



En sevdiğim köşelerden biri olan yine salondaki konsolumuzun üzerinde yer alan el emeği kutu Annemizden, telefon eskiye olan düşkünlüğümü bilen kocamdan, Gramofon da beni benden iyi tanıyan can dostum Betülümden...

Ayvalık tatilimizde aldığımız Cunda evlerine has ,pencere görünümlü sevimli anahtarlığımız :)



Yine eşimin ve artık benim de yakın arkadaşım olan Büşranın ev hediyesi kapı süsümüz. Annesinin marifetli ellerinden çıktı hemde :)



En en en sevdiğim köşem Ağaç sticker üzerinde yer alan eski , yeni , nişan, nikah ve düğün fotoğraflarımızın olduğu duvar...


Evimden, benden, bizden bir kaç şey sundun beğenilerinize. Her şeyden önemlisi sağlık, huzur.

Dilerim isteyen, bekleyen herkesin en huzurlusundan bir evi olur.

Şimdilik benden bu kadar, sağlıcakla kalın azizim :)))


10 Mart 2014 Pazartesi

Y Kuşağı Hakkında...

1925-1946 yılları arasında doğanlar “Gelenekseller”, 1946-1963 yılları arasında doğanlar “Baby Boomers”, 1963-1981 arasında doğanlar X Jenerasyonu olarak adlandırılmaktadır. Günümüz dünyasındaki iş gücünün yarıdan fazlasını tüm dünyada X jenerasyonu oluşturmaktadır. Bu biçimde adlandırılan segmentlerin tüketim, iletişim vb. konulardaki tercihleri ve çalışma yaşamı içindeki davranışları ile beklentileri birbirlerinden farklılaşmaktadır. Son olarak bu kategoriye 1981-2000 yılları arası doğumlular eklenmiştir. Y Jenerasyonu olarak adlandırılan bu grup adını İngilizce’deki WHY kelimesinden almıştır. Y jenerasyonuna sorgulayan yapılarından dolayı bu adın verildiği belirtilmektedir.

1981-2000 yılları arası doğanlardan oluşan Y Jenerasyonunun iş yaşamında ortaya çıkan en önemli değerleri, sosyal sorumluluk, özgüven, hedef odaklılık ve farklılıklara saygıdır. Teknoloji anlamında çalışma hayatındaki en okur yazar grup olan Y’ler, fark yaratmak, fark edilmekten hoşlanmakta, değişime açık, destekleyici tavırlar sergilemekte, işyerinde de her anlamda esneklik istemektedirler. Kıyafetten çalışma saatlerine, düşünce ve iş yapış tarzlarına kadar tercihlerinde değişiklik ve farklılık görülen Y jenerasyonuyla iletişim ve işbirliğinde en önemli nokta, takdir ve geribildirim olarak ortaya çıkmaktadır.




8 Mart 2014 Cumartesi

Süper süper süpeeeeer :)

Merhabalar efenim..


Bir önceki yazımda belirttiğim gibi bir düğün klibi çektik.

Fotoğraflarımızı çeken Ömer Yardımcıoğlu aynı zamanda bize klip çekme konusunda da yol açtı.


Nikah günümüz olan 9 Haziran'da öncesinde, nikah esnasında ve sonrasında hep "iyi ki yapmışız" diyeceğim ve her izlediğimde çok mutlu olduğum görüntüleri montajlayıp bize sundu.

Sabah erken saatlerde kuaförle başlayan çekim, öğlenden sonra nikah salonu ve nikah sonrasında Emirgan Korusunda devam edip orada da noktalandı.

En sevdiklerim ve ailemizle birlikte bir şeyler yapmaya çalıştık, fonda bir süre sonra dinlemekten bıktığımız Şans Meleğim şarkısıyla :)

Beğenilerinize sunarım :)




12 Kasım 2013 Salı

Neredeyse 2 yıldır kapağını açmadığım sanal günlüğüm, neler oldu neler :)))

 Merhabalar çok sevgili blog:)

Çok zaman olmuş, bir hayli özlemişim yazmayı...
Nikah, düğün, balayı tüm detayları aktarıyor olacağım. Evet evet doğru duydun, o çok sevdiğim adamla evlendim:)))

Hazırlıklar çok eğlenceli bir o kadar da yorucuydu.
9 Haziran'da imzalarımızı attık. O kadar eğlendik ki.. Tüm sevdiklerimiz yanımızda , fonda Şans Meleğim şarkısı, başrollerde biz bir klip bile çektik.






15 Haziran'da eğlencenin dibine vurduğumuz gelin hamamını gerçekleştirdik.

Bütün kızlar toplandık, yıkandık paklandık göbekler attık:)

Bu minik şirin sabunlarda o gün gelen misafirlerime armağan oldu...











Haziran'da kınalar yakıldı.. Kınadan nefret etmem nedeniyle formalite
yerine geldi, kına yakılıyormuş gibi yapıldı.







 22 Haziran düğün günü geldi çattı.. Kuaför, fotoğraf
çekimi, ilk dans o şu bu derken düğünde bitiverdi.
Çok çok eğlendik karı koca düğünümüzde.
O alışılagelmiş gelin-kaynana, dünür polemikleri yaşanmadı çok şükür. Ağzımızın tadı bozulmadan, hiç bir şeyi kafamıza takmadan özenle hazırladığım şarkı listem ve dj eşliğinde döktük kurtlarımızı..


Fotoğraf çekiminde emeği geçen Ömer Yardımcıoğlu'na minnetimi dile getirmeden edemeyeceğim..Sağol ömer varol ömer :)



Cumartesi gecesine denk gelen düğünümüzün sabahında uçağımız vardı, ve neredeyse hiç dinlenemeden
valizlerimizi alıp düştük yola. Klasik İtalya turuyla renk kattığımız balayımız hala son sürat devam ediyor :)



Bir hafta boyunca deliler gibi gezdik, eğlendik.. İtalyayı çok sevdim, buram buram tarih kokan bir ülke cidden..

İtalya dönüşü, yeni evimin cicileri, işler güçler ile tüm detayları bir sonraki sayıda yazıcam:)

Evlenin azizim evlenin:))

15 Mart 2012 Perşembe

Büyükada,kitaplar,metruk evler..

Yine bir Ayşe Kulin klasiğiyle ruhumu dinlendiriyorum diyebilirim tam olarak..

Büyükada'da başlayan 1900'lerin başlarında geçen olaylar silsilesini içeren ve yine 3 sayfa sonra bile beni kendine hayran bırakan bir kitap..

Bugün vermiş olduğum kitap siparişlerim de geldiği için bu konuyla ilgili huzurum tavan yapmış durumda şuan =) Tavsiye üzerine henüz tanışmadığım Buket Uzuner'in kitaplarından birini aldım.Füreya'dan sonra ona başlayacağım inşallah... Bu iki yazarı şuan benim için daha da önemli kılan Füreya'nın Büyükada da geçmesi Buket Uzunerin de Büyükada aşığı olması..

Kendimi bildim bileli Büyükada ve diğer adalardan birinde yaşamayı hayal ediyorumm.O eski metruk evler,denizle birleşen yollar,yokuşlar.Tam olarak bu tutkuyu anlatamayacağım çünkü tarifi zor bir his bu.Bir çok kere gezmeye gittiğim ama her zamanda bundan daha fazlasını istediğim bir yer.Ve bu tutku sayesindedir ki özellikle Büyükada ile ilgili kitap,film,dizi herşeyi çok sevmişimdir.Hatırla Sevgili dizisine bağımlı olmam da bu sebeple olmuştur ve o dizi ile bir kere bir kere daha o zamanlar da yaşamak istemeşimdir ve ada da bahçe içinde küçük de olsa bir evim olsun istemişimdir ...
Metruk evlerde favorilerim arasındadır.Direk hol'e açılan büyük tahta dış kapı,gıcırdayan merdivenler,mis gibi tahta kokusu keşke öyle bir evde büyüyebilseydim dediğim en tatlı keşkelerimdendir sanırım.Nitekim beni her defasında içine alan mistik bir edası olan adalar metruk evlerle dolu...İstanbul'a çok başka bağlıydımdır aynı zamanda İstanbul ilçesi olması da böylesine sevme sebeplerimden bir tanesidir diye düşünüyorum.
Fayton,eski kokulu herşey,antika eşyalar,Gramafon sevdam hepsi hepsi Ada'daki o ev hayalimle birleşince nasıl tatlı oluyor,nasıl iyice beni içine alıyor bu hayaller anlatamam..

Umarım imkanlarım el verir de doğup büyümemiş olsam da emekliliğimden sonra yerleşebilirim Ada'ya..
Yanlış bir tarihte doğdum belki de kimbilir,çok eskiler de doğmam lazımdı herhalde =)

Ne kadar ifade edebildim bu sevgimi bilmiyorum ama bir şairin kaleminden mısralarla noktalamak istiyorum çok uzatmadan...

Bir başkadır büyükada da aşk
faytonun çıkardığı sesler 
kalp atışlarına denk
manzarada en güzel sen
arkanda yemyeşil bir memleket
uzanmak kırlara 
hayata yeniden başlamak uğruna
şahitler mavi deniz, beyaz bulutlar
babacan memur büyükada
nikahı kıymalı hemen oracıkta ...




12 Şubat 2012 Pazar

Doğum günü kutlamacası...

Merhabalar efendim...

Çok eğlenceli bir gecenin ardından,baş ağrılarıyla uyanmış bir haldeyken yazma isteğimin önüne geçemedim. ( Hiç içmeden nasıl akşamdan kalma oluyorum hiç anlamıyorum)

Müstakbel zevcemin doğum gününü haftaiçi kutladık fakat asıl organizasyonumuz Cumartesi içindi.Aile,arkadaşlar derken toplaştık ve fasıl gecesi organize ettik.Çok çok güzeldi,çok keyif aldım.Yanımızda oldukları için burdan teşekkür'ü borç bilirim =)

Gelelim gecenin başına.Yola çıktık..Ticari taksi mi yoksa artık çok yaygınlaşan korsan taksi mi kullanalım derken iki araç peş peşe korsan olanında bulduk kendimizi.Adamlar bir tedirgin,bir garip..
Neyse geldik Trt'nin oraya,daha inmemize var adam ücreti aldı.İki adım ötede küt durdurulduk.İki sivil polis,çek bakıyım sağa diye durdurdu bizi.Adam telaş tabii,kendini tanıtıyo bize şurdan burdan tanışıyoruz vs diye.Bizide yalanına ortak edip sıyrılmak amacı ama yemiyor polis =) Baya sıkıştırdı bizide diğer araçtakiler inip yanımıza geldiler,gülüyoruz ama bi yandan da donuyoruz neyse en sonunda biz söyledik doğruyu ve polis gidebilirsiniz dedi ama yaktık adamında başını istemeden :D Korsana hayır arkadaşlar ! bundan sonra ııhhhh yok artık :D

Neyse ki gecemiz çok güzel devam etti,çok eğlendik,güldük oynadık,farklı farklı arkadaşlarımızı bir araya toplamak hepsiyle birlikte olabilmek çok güzeldi.Eksiklerimiz vardı tabi ama onlarında olduğunu varsaydık =)

Müstakbel zevcem'e doğum günü hediyesi için bir Gs Store'un kapısını çaldım, bir de günü birlik sapanca,kartepe,maşukiye turu aldım.Çok sevindi,çok şaşırdı,tartışmasız aldığı en güzel hediye olduğunu söyledi.Bende bunu duyduğuma çok sevindim.Önümüzdeki hafta sonuna rezerve edilmiş bu tur için şimdi sabırsızlanmaktayız.Umarım hiç bir aksilik çıkmaz da güzel güzel gezip geliriz=)

Şimdilik benden bu kadar,sağlıcakla kalın... =)

1 Şubat 2012 Çarşamba

Of of of ne çok zaman olmuş bakmayalı blogum'a.Ama İş yerinde Twitter,Blog,Facebook kullanamadığımız için gündüzleri hiç bakamıyorum.Hafta sonu ders çalışmaktı,sevgiliyle vakit geçirmekti derken fırsat olmuyor sanal zaman yaratmaya çok fazla...Kpss derdi var ki başımda sormayın gitsin.Haftaiçi iki akşamım kursa bağlı.Eve ölü gibi geliyorum..Zormuş azizim zormuş..Umuyorum ki bu harala gürele bir işe yarasın,emeğim boşa çıkmasın ve ben bir yerlere atanabileyim.


Ofiste çok mutluyum çok şükür,iş arkadaşlarımı seviyorum müdürümü seviyorum.Müdürümün doğacak bebişi naz'ı çok çok seviyorum =) 
İşe başladığımdan beri birde markafoni çılgınlığım başladı.Mütemadiyen sipariş veriyorum.Alışveriş yapmak zevkli birşey tartışmasız fakat o bekleyişde çok keyifli.Sayısız elbisem ve ayakkabım olsun istiyorummmm =)


He bu arada,
Sevgilimi'de pek çok seviyorum,söylemeden geçemiyciğim...